1 Eylül 2016 Perşembe

Karanlıktan Korkmamanın Verdiği Mutluluk 7

Geçmiş Bölümlerin Özeti: İsmim akif yaşım 36 en büyük hayat amacım kahveci ismet abiyle iki lafın belini kırmak. Bu iş için okulu bırakıp kahvenin bir numaralı adamı oldum. Kahvedeki ocak bir aydır bozuk sürekli küçük yangınlar çıkıyor. Bir sabah yine yangın çıktı. Yedek yangın tüpü bitince ben yangın tüpü almaya gittim. Dönüşte bindiğim otobüste onu gördüm. O benden önceki durakta indi o sırada yangın tüplerinden birisi otobüsün içinde patladı. İsmet ve recep abiler otobüsten tüpleri alıp yangını söndürmeye koştular. Geldiklerinde Recep abideki küreği gören şoför beni mi döveceeniz diyip bana saldırdı. Şoförle yuri boyka misali dövüşüp oradan kaçmayı başardım. Yangını söndürmekte olan ismet abiden çay isteyince recep abi kürekle bana saldırdı. Kürek yangın tüpünü patlatıp rokete çevirdi. Roketimle mahalle turu atarken O'nun bizim eve girmek üzere olduğunu gördüm. Yanına gittim abim çıktı. İsmet abiyle iki lafın belini kırmam için rakı sofrası kurmayı önerdi. Bu fikri kutlarken kahvenin ordan bir ses duyduk. Ses silah sesiydi oraya doğru koştuk. İsmet ve recep abilerin ocağa ateş ettiğini gördüm. Olaylar olaylar yaşadım en son ben de ateş edip karakola düştüm. Karakoldan salıverildim, koşarak mahalleye gittim. Milleti helva yerken görüp yine bi hallere girdim sonra yangından kalan kürekle kafama vurdular ve bayıldım.

Gözümü açtığımda hepinizin de tahmin edebileceği gibi kahvedeki favori masamın üzerindeydim. Ana ilk defa haftaya neler olacak laflarından biri gerçek oldu kesin bu işte bi şey var kesin bi pislik var diye düşünürken O'nu gördüm. Abim cafer de değil. Kahve tezgahının üstüne yerleştirilmekte olan öz bacanaklar marka yepis yeni bir ocak. Öz bacanaklar benim en sevdiğim markadır ama rahmetlinin de hatrını düşünerek yeni ocağa biraz mesafeli yaklaştım.

Ya sonra dedim ki koy amına neyin mesafesi bu ya. Öz bacanaklar ulan bu öz bacanaklar. Mesafe tanır mı. İnsan gidip baçanağına mesafeli yaklaşabilir mi. Dünyada bi enişteye bi de bacanağa gönül koyamaz, tavır yapamaz, mesafeli hiç duramazsın. Valla bacanak dediğin adam bugüne bugün... Amaan ne diyoduk. Ocakla hemen tanışıp kaynaştım. Biraz zorlasak burdan su kaynatmayla espri çıkar mı diye düşündüm. Çıkmayacağını çamaşır makinesinin sıkma hızında kabul edip masama oturdum o da ne. 


Lan bugün günlerden ne. Ben karakoldan ne zaman salıverildim. Allahım neler olur ya. Benim biraz kafamı dağıtmam lazım. Zaten bugün de ismet abiyle iki lafın belini kıramadım. Bir hışımla kahvenin önündeki boş sandalyelere yöneldim. 


Tabi herkes içerde, herkes rahat, herkes yangında yanacağıma güneşte yanarım diyip dışarda oturma kafasından sıyrılmış, içerde okey oynamayı, batak atmayı özlemiş. Bu dünyada kafamı dinleyebilecek en güzel yer, yalnızlığımın derinliklerinde kendimi bulabileceğim yegane mekan bu kahvenin önüdür kardeşim dedim heyecanlanıp. Bi de bağırdım bunu derken.


İsmet abi elinde oralet ile -evet evet oralet ile- geldi. Masama bıraktı hiçbir sey söylemedi.

Önümüzdeki cumartesi: acaba ismet abinin tavrı neydi. Yoksa adam tavır yapmadı da bizim akif gereksiz yere mi alındı la. Adam içeri de dönmedi ki. Acaba yine dayak mı yok canım lan yoksa iki lafın belini mi kıracaklar haftaya. Buraları takip edin. Malum cumartesiler miladi değil gadir bey takvimine göre.


Bazılarınızı daha çok seviyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum falan yazınca güzel oluyor.